Share

Yerel Yönetimler ve Irkçılıkla Mücadele Paneli: ABD Kentleri Irkçılıkla Nasıl Mücadele Etmeli?

Bir süredir yerel yöneticilere eşitlik ve liderlik konusunda rehberlik ve tartışma zemini üretmek için çalışmalar yürüten ABD merkezli Ulusal Kentler Ligi, bu yıl 25 Ağustos tarihinde Etnik Köken, Eşitlik ve Liderlik üzerine Washington’da bir panel düzenledi. “Amerika’nın Kentlerinde Irkçılıkla Mücadele” başlıklı panelde kent yöneticilerinin ırkçılık anlayışına ve ulus çapında toplumsal olarak bunun telafisine yönelik yaklaşımları irdelendi.

CitiesSpeak.Org’da yer alan habere göre, Irkçılıkla Mücadele  paneline katılan konuşmacılar, daha eşitlikli bir Amerikan toplumu için, zor da olsa ırkçılık konusunun masaya yatırılması gerektiğinde hemfikir. Panelistlerin genel görüşüne göre, meselenin zorluğu, aşama kaydetmemek için bir bahane olmamalı ve özellikle yerel yöneticiler insanların rahatsızlığını gideren ve onlarla anlamlı diyaloglar içinde olan bir tutum içinde olmalı.

Haberin devamında panelistlerin ırkçılıkla yerel mücadeleye ilişkin önerileri aşağıdaki gibi sınıflandırılıyor:

Erken başlamak çok önemli: Konuşmacılardan Indiana’nın Gary kenti Belediye Başkanı Freeman-Wilson, kişisel görüşlerin nesilden nesle aktarılan bir kültürle bağlantılı olduğunu belirterek, yerel yöneticilerin ebeveynlerle, çocuk bakıcılarıyla, öğretmenlerle, dini liderlerle ve erken dönem eğitimde görev alan diğer aktörlerle bir arada çalışarak, çocuklar için çeşitliliğin, katılımın ve hoşgörünün önemine dair eğitimler verebileceğini söylüyor.

Mevcut uygulamalar, işleyişler ve politikalar gözden geçirilmeli: Bir diğer öneriye göre, yerel yöneticiler politikalarına, programlarına, inisiyatif ve bütçelerine etnik kimlik konusunda eşitlik faktörünü eklemeli. Gözden geçirme sürecinin önemli bir bileşeni olarak konuya dair etkin bir biçimde veri biriktirilmeli ve istatistik analizi yapılmalı.

Toplumun dahil edilmesi gerekiyor: Cleveland Kent Konseyi’nden Matt Zone, ırkçılıkla mücadeleye dair diyalogların yalnızca belediye binalarında kapalı kapılar ardında değil, toplum arasında da başlatılması gerektiğini aktarıyor.  Yerel yöneticiler, yurttaşların kendi deneyimlerini aktarması, ihtiyaçlarını netleştirmesi ve karar verme süreçlerine sürekli bir biçimde katılabilmesi için gereken ortamı yaratabilmeli.

Irkçılığın var olduğunu kabul etmek şart: Belediye Başkanı Freeman-Wilson aynı zamanda ırkçılığın var olduğunun kabul edilmesi ve bu olguyla yüzleşmenin çok önemli olduğunu belirtiyor.

Diyalog zemininin genişletilmesi gerekiyor: Irkçılık karşıtı aktivist Tim Wise ise, ırkçılık ve ırklar arası ilişkilerin nedenselliğine dikkat çekilmesinin çok önemli olduğunu ve Baltimore gibi isyanlar söz konusu olduğunda meseleyi sadece polis şiddeti gibi dar bir çerçeveden değil, eğitim, ulaşım ve kentlerde yaşayan yurttaşların yaşam kalitesini etkileyen sağlık gibi hizmetler üzerinden de tartışmak gerektiğini aktarıyor.

Baltimore Ayaklanması
2015 yılının Nisan ayında ABD’nin Baltimore kentinde polis şiddetine karşı siyah Amerikalılar ayaklanmıştı.

Kaynak: CitiesSpeak.Org