Share

Akıllı Şehir Plancıları, Park Konusunu Yeniden Kurguluyorlar; Tamamen Kurtulmak Suretiyle…

John R. Quain, Digital Trends, 04.03.2019, Türkçesi: Zelal Erakalın

Joni Mitchell şarkısında “cenneti parke taşlarıyla döşediler ve bir otopark koydular” der ancak kayıp cennetin dönüşüyle otopark yerleri yakında tükenebilir mi?

Şehirler akıllandıkça ve hareket çözümleri ile tüketici alışkanlıkları değiştikçe, daha çok kent plancısı kamusal otoparkların yapımından kaçınıyorlar ya da hepsini birlikte nasıl tasarladıklarını değiştiriyorlar.

Kürenin bir ucundaki şehirler, tasarruf edebilmek, daha temiz olabilmek, trafiği azaltabilmek ve kentsel yaşamı geliştirebilmek umuduyla, bilgi toplamak için teknolojiyi tesis ediyorlar. Dijital Trends’in Akıllı Şehirler serisinde akıllı şehirlerin, enerji yönetiminden, afet koordinasyonu ve kamu güvenliğine kadar her şeyle nasıl başa çıktığını ve tüm bunların size ne ifade ettiğini inceleyeceğiz.

Yer kazanılmasını sağlayan otomobil ortak kullanım servisleri, artık araç sahibi olmayan insanlar ile demografinin değişmesi ve otomatik araçların yaklaşan evrimi sonucunda, ulaşım planlamacıları ve şehir yöneticileri, ilerleyen yıllarda kırsal kesimlerden kent merkezlerine taşınmaları beklenen insanlar gerçeği rağmen, otopark konusunu yeniden düşünüyor.

Ticari emlak firması CBRE’nin yapmış olduğu bir araştırmaya göre (U.S. & Canadian Mobility 2018), araçla seyahat konsepti köklü bir değişikliğe maruz kalacak. Aslında, ABD’de 30 yaşın altındaki insanlar, 60’ın üzerindeki insanlara oranla yedi kat daha fazla toplu taşımayı kullanmayı tercih ediyorlar. Dahası, Michigan Üniversitesi Ulaşım Enstitüsü’ne göre, son üç çeyrek yüzyıldır, ehliyet alabilmek için başvuran gençlerin sayısı neredeyse %20 oranında düşmüş durumda.

Brian Abbanat, Dijital Trend’de “Demografiler, genç insanların çok araba sahibi olmamalarıyla değişiyor,” ifadesini kullandı. Abbanat, Kaliforniya’nın Davis kentinde ki bu kent 1967’de ilk özel bisiklet yoluna sahip belediyelerden biri ve söz konusu ulaşım olunca ABD’deki en ileri kentlerden biri olarak kabul edilir, kıdemli bir ulaşım planlayıcısı.

Onlarca yıl sonrasında bir kentin otopark ihtiyacını tahmin edebilmek, yine de büyük bir meydan okuma olsa gerek…

Kısa dönemde, Davis kenti, şehir merkezindeki sokaklara araç parkını ücretlendirerek, arz-talebi yönetmeyi umut ediyor. Abbanat, kentin dinamik fiyatlandırma (en çok talep gören saatlerde daha yüksek fiyatlar) ve uygulama ile ödeme çözümleriyle “bilet endişesi”ni yatıştırmaya baktığını söylüyor.

Uzun dönemde ise Davis kenti otopark inşa etmeyi planlamıyor. Danışmanlar gelecek trendlerin bunun aleyhinde olduğu konusunda hemfikirler. Davis Belediye Başkanı Brett Lee, geçtiğimiz günlerde bir belediye garajının en iyi ihtimalle 15 milyon dolara mal olacağına ve bu maliyeti çıkarabilmek için emlak vergilerinin beş yıl boyunca yükseltilmek zorunda kalınacağına dikkat çekti.

Dahası, otopark inşa etmeyi tercih etmemek sonucunda elde edilecek başka kazanımlar da var.

Asfaltlanmamış Cennet

Mini’nin Strateji ve İnovasyon Müdürü, Esther Bahne Dijital Trends’e yaptığı açıklamada, “Konu araba endüstrisiyle ilgili değil, tüm çevreyle ilgili. Otoparklardan kurtulmak, sokakları özgürleştirebilir; daha çok parkı ve daha az kirliliği mümkün kılar.  Otomotiv endüstrisinde 14 yıldan fazla bir zamandır çalışan Bahne, geleceği planlayabilmek için, elektrifikasyonda, ortak otomobil kullanımında ve özel araçlarda gelecek değişimlerin, şehirlerde yaratıcı fikirlere ihtiyaç duyacağını anlattı.

Esther Bahne

İşin aslı, insanların hala otopark inşa ettiği yerlerde bile otopark tesislerine yepyeni bir bakış açısıyla, Abbanat’ın deyimiyle, “farklı amaçla kullanılabilir” yaklaşımıyla bakıyorlar.

2 sene önce ABD Ulaştırma Bakanlığı’nın 40 milyon dolar ödüllü Akıllı Şehirler Yarışması’nı kazanan Columbus, Ohia’da yerel hükümet, kent sorunlarına çözüm üretebilmek için çeşitli pilot projeler üzerine çalışıyor ve bu projeleri uyguluyordu. Columbus Belediye Başkanı Andrew Ginther, Dijital Trends’e, özellikle de daha fazla insanın şehirlere taşınması öngörülürken kasabaların yüzleştiği en büyük konulardan birinin erişilebilir konut olduğunu açıkladı.

Ginther, kendisine kentin akıllı kente giden sürecini sorduğumuzda, bize; “İşte şimdi soruyoruz; gelecekte başka bir amaçla yeniden kullanılabilecek bir otoparkı nasıl inşa edebiliriz?” diye açıkladı.

Las Vegas gibi sürekli devam eden bir genişleme halinde ve araba kültürünün ağır olarak hissedildiği yerlerde dahi, insanlar otopark anlayışını yeniden gözden geçiriyorlar.

Farklılık yaratmak

Geçen sonbahar, Tel Aviv’de düzenlenen, Akıllı Devinim konferansında, Las Vegas Teknoloji ve Bilgi Direktörü Michael Lee Sherwood bize, “Şimdilerde otoparkları dış cephelerinde rampalarla yapıyoruz ki ileride oluşabilecek farklı bir beklenti durumunda sadece rampaları kaldırarak, konut mülkleri olarak yeniden değerlendirebilelim.” şeklinde açıklama yaptı.

Benzer değerlendirmeler, ofis ve apartman binalarının yapım ve tasarımlarını da etkiliyor.

Örneğin Los Angeles’ta Sunset Bulvarı’nda yükselen, Hudson Pasifik Mülkleri’ne ait bir ofis kompleksi, ileride ofislere dönüşebilecek şekilde planlanmış, paylaşımlı seyahat durak bekleme salonuna ve 2 katlı otoparka sahip olacak. Netflix’in yeni merkezine ev sahipliği yapması beklenen bu konumda ve hatta araba merkezli Batı Yakası metropolisinde dahi tasarımcılar ulaşımdaki bu manzara değişikliklerini hesaba katıyorlar.

Hudson Pasifik Mülkleri

Bu tip tasarım değişiklikleri, otoparkları daha yüksek tavanlı inşa etmek ve tipik kapalı otoparkların eğimli zeminlerini bertaraf etmek anlamına geliyor. Örneğin otoparklar, yaşanılır ofis ya da apartmanlara dönüştürülebilir olacaksa, genellikle çok katlı otoparklarda düşünülmeyen havalandırma için ek tesisat ve elektrik sistemlerine de yer verilmeli.

Dahası, ticari mülk sahipleri, 30 yıl sonrasına bakarak, gelir akışlarını onlarca yıl sonrası için hesaplamalılar. Eğer insanlar işlerine kendi araçlarıyla ya da paylaştıkları özel araçlarla gitmiyorlarsa, otopark ihtiyaçları olmayabilir ki bu durumda otopark kârlı olmaktan çıkar. Bu sebeple günümüzde, bu tip alanların ofislere, satılık ya da kiralık mülklere dönüştürülebilir olması kritik bir karardır.

“Lakin olabilecek değişimleri önceden tahmin etmek zordur.” diyor, Davis kentinden Abbanat. Kentin 40 yıldan fazla bir zamandır bisiklet yolları olmasına rağmen örneğin, şimdilerde e-bisikletler ve scooterların bu servisleri paylaşımının nasıl sağlanacağı konusu tam bir kaosa dönüşmüş durumda. Zira kentte, bisikletlerin, bir bisiklet parkına kilitlenmesi adeta bir kural. Oysa ki şimdilerde kasabanın etrafında yeterince bisiklet park alanı bulunmuyor. Yenilerini yapmalılar mı? Ya arka sokaklarda? Ya şarj istasyonları?

Şimdi bir de insanların her yere, paylaştıkları özel elektrikli araçlarla gittiklerinde ortaya çıkacak yasal baş ağrılarını hayal edin…

Kaynak: Digital Trends