You are here

Kentsel Gıda Politikası Konusunda Beş Kentten Alınan Dersler

Uluslararası Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Uzmanları Paneli’nde (International Panel of Experts on Sustainable Food Systems) sunulan “Kentsel Gıda Politikasını Oluşturan Ne?” adlı raporda dört kıtadaki beş kentten örnek olay çalışmaları yer alıyor. Rapora göre, obeziteden yiyecek atıklarının en aza indirgenmesine kadar dünya çapında belediyelerin karşı karşıya kalabileceği birçok beslenme ile ilgili zorluk söz konusu. Gelişmiş kentler bile fast food ve sağlıksız atıştırmalıkların ana seçenekler olduğu yerlerle dolu.

Rapora göre, gıda politikasını şekillendirmede ulusal hükümetler uzun zamandır baskın bir güç oluşturuyor, ancak bu eğilim artık değişiyor. Bugün, dünya genelinde yüzlerce belediye, düşük gelirli ve göz ardı edilen mahalleler için besleyici seçenekler sunmada başrol oynuyor.

Daha sağlıklı seçeneklere evrensel erişim, Birleşmiş Milletler’de temsil edilen 193 ulusun kabul ettiği Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin özellikle açlık, gıda güvenliği, beslenme ve tarım ile ilgili olan 2. maddesi ve tüketim ve üretim modelleriyle ilgili olan 12. maddesiyle ve kentlerin bu hedefleri gerçekleştirme çabasıyla derinden örtüşüyor.

Raporda yer alan beş örnek olay çalışmasından elde edilen bazı bilgiler şöyle:

Bir yaklaşıma öncülük etme: Brezilya’nın güneydoğusunda yer alan Minas Gerais Eyaleti’nin başkenti olan Belo Horizonte, yüksek kaliteli, sağlıklı ve güvenli gıdaya kent çapında erişim sağlamak amacıyla 1992’de özel bir gıda birimi olan Gıda ve Beslenme Güvenliği Sekreterliği’ni kurarak bu alanda öncülük etti.

Küçük çiftliklere kucak açma: Dünyanın farklı yerlerindeki iki kent küçük çiftlikleri teşvik edip destekledi. Kenya’da bulunan Nairobi, onlarca yıldır kentsel tarıma karşı çıkıyor ve yoksullar tarafından ekilen küçük arazileri kapamaya çalışıyordu. Şehir, bu uygulamayı düzenleyip desteklemeyi amaçlayan 2015 yasasıyla süreci tersine çevirdi. Aynı şekilde, ABD’nin Detroit kenti, 2013’te belediyeye kentsel tarım konusunda yetki tanıyan yönetmelikle birlikte, sahipsiz arazileri tarım için uygun hale getirerek yıllardır süren nüfus kaybını kazanca çevirdi.

Çocuklarda obeziteyi önleme: Amsterdam, özellikle yoksul ve göçmen ailelerin çocuklarında görülen obeziteyle mücadele etmeye kent bürokrasisinde büyük bir öncelik veriyor. Tüm birimlerin politika ve planlama çalışmaları obeziteyi önlemeye yönelik stratejiler içeriyor.

İyi yönetimi teşvik etme: Toronto bölgesi için on yıllık bir plan, gıda ve tarımla ilgili konularda yedi Kanada belediyesi arasındaki işbirliğini teşvik ediyor. Ayrıca, Altın At Nalı Gıda ve Tarım Eylem Planı (Golden Horseshoe Food and Farming Action Plan), kentsel ve kırsal ittifakları güçlendirmeyi ve karmaşık gıda sistemlerinde yenilikçi yönetimi teşvik etmeyi amaçlıyor.

Rapor, kent liderlerini sahip oldukları sınırlı kaynaklardan en iyi şekilde yararlanmaya teşvik ediyor. Bu, dar bütçeleri en üst düzeye çıkarmak ve hedeflere ulaşmak için otoritelerini güçlendirmek anlamına geliyor. Bunların yanı sıra, rapor, sıfırdan yeni bir şeye başlamak yerine mevcut hizmetlere el atmaya odaklanıyor. Çalışma pratiklerini değiştirerek, az miktarda ek maliyetle gıda politikasının mevcut sisteme nasıl eklenebileceğini  görmek için öncelikle kentin şu anda sunduğu hizmetlere bakmayı öneriyor.

Ayrıca rapor, kentler ilerleme kaydederken gıda maliyetlerini düşürme, sağlıklı seçenekler sunma ve kentte gıda üretimini sağlama konusunda  kentlerin daha yenilikçi ve ısrarcı olması gerektiğini vurguluyor.

Raporun İngilizce  tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Kaynak: Citiscope

Top